Faaliyet gösterdiği her alanda ve attığı her adımda döngüsel ekonomiyi odağına alarak sürdürülebilir bir dünya için var gücüyle çalışan Kale Grubu, dünyanın içinde bulunduğu kaotik dönemde farklı bir süreç başlattı. Dünya üzerinde yaşanan tüm sorunların ve eşitsizliklerin herkes tarafından hissedildiği bir dönemde özüne dönerek farkındalık oluşturan Kale Grubu, sorun olan her şeyin, mikro seviyeye indirilip harekete geçilerek değiştirilebileceğini savunuyor.

“GROWN FOR A BIN” (ÇÖPE ATILMAK İÇİN YETİŞTİRİLMİŞ)

Herhangi bir gıdayı düşünün. Örneğin, portakal. Güney Afrika'daki bir tarım arazisinde yetiştirilen bu portakal hasat edilip uçak ve kamyonlarla 15.000 km yol katedip Avrupa'ya geliyor. Nihayet bir süpermarkete varıp satışa sunuluyor ve halen iyi durumda olmasına rağmen tüketici tarafından göz ardı ediliyor. Sizce kurgu mu? Tamamen gerçek! Gıda israfı dünya genelinde endişe verici boyutlarda artmış durumda. Dünya genelinde açlık oranı artmaya devam ederken, gıda ürünlerinin üçte biri ya kaybediliyor ya da israf ediliyor. "Grown For a Bin [Çöpe Atılmak için Yetiştirilmiş]" fotoğraf serisi, gıda israfı sorununa dikkat çekerken kültürel çeşitliliği de dikkate alarak tüketici alışkanlıklarının nedenlerine ışık tutmayı amaçlıyor.

KÜRESEL GIDA İSRAFI VE AÇLIK - ÇELİŞKİ Mİ?

Gıda güvensizliğinin yüksek olduğu düşük gelir grubundaki ülkelerde gıda kaybı, gıda israfından daha öncelikli ele alınması gereken bir konu. Burada gıda kaybı; hasat, depolama, soğutma ve dağıtım aşamalarında karşılaşılan sorunlar sebebiyle gerçekleşirken, öte yandan orta ve yüksek gelir düzeyindeki ülkelerde ise başta süpermarketlerde yapılan alışveriş sırasında ve evlerde olmak üzere gıda tedarik zincirinin sonraki aşamalarında büyük çapta gıda israfı yaşanıyor.

“GIDA MİLLERİ” GIDANIN ULUSLARARASI NAKLİYESİ

Ticaretin küresel hale gelmesiyle gıda ürünlerinin nakliyesi özellikle son yıllarda büyük artış gösterdi. Sanayileşmiş ülkelerde süpermarket raflarının dünyanın dört bir yanından getirilmiş ürünlerle dolu olması sıra dışı bir durum olmaktan çıktı. Tüketiciler kış aylarında kesintisiz taze meyve ve sebze tedarikine alışmış olmasına rağmen, ürünlerin taşınırken ne kadar uzun mesafeler katedildiğinin ve sonucunda gerçekleşen yüksek miktardaki karbondioksit (CO2) ve sera gazı salınımlarının yeteri kadar farkında değil. Gıdaya yıl boyu rahatlıkla erişebilmenin ve giderek artan dünya nüfusu ile artan gıda talebinin karşılanmasının çevreye ciddi maliyeti var. Bunlar arasında iklim değişikliği, arazi bozunumu, su kıtlığı, hava ve su kirliliği ile biyoçeşitlilik kaybı da yer alıyor.

KÜRESEL GIDA TİCARETİ VE BİREYSEL TÜKETİCİ ALIŞKANLIKLARI

Küresel ekonomik yapılarla iç içe geçmiş olan israfa meyilli tüketici alışkanlıkları, gıda sektörü ve bu sektörün iş yapış biçimiyle doğrudan ilişkili. Örneğin, yüksek gelir düzeyine sahip ülkelerde süpermarketlerin "mükemmel" görünümlü ürünlerin tedariki konusunda gıda üreticileri üzerinde kurdukları baskı, en ufak bir kusur sonucunda bu ürünlerin hasattan hemen sonra çöpe atılmasına ve imha edilmesine neden oluyor.

YEMEK KÜLTÜRÜ VE GIDA İSRAFI

"Yemek yemek", sadece gıdanın tüketilmesiyle sınırlı değil, aynı zamanda içinde önemli bir sosyal unsur da barındırmakta. Yemek yeme faaliyeti, farklı kültür ve sosyal sınıflara mensup insanların aralarında bağ kurmalarını sağlarken ortak ve yaratıcı bir süreç etrafında insanları birleştiriyor. Hatta gelir düzeyi yüksek olan ülkelerde yemek kültürü; yeni tasarımlar, yemek programları ve eğilimlerle birlikte ayrı bir sektör haline geldi bile denebilir.

KATKIDA BULUNANLAR

SERGİ AÇILIŞI VE PANEL

PROJE PARTNERLERİ