Poster Tasarım Yarışması Kazananları

Karaköy, İstanbul 01-30 Nisan 2020

İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen Kale Tasarım ve Sanat Merkezi'nde BASE işbirliği ile "Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Şehir" başlıklı tasarım yarışması düzenlendi. Yaratıcı endüstrilerde eğitim alan kişilerin yaşadıkları bölgeden yola çıkarak değişimin bir parçası olmalarının mümkün olduğunu hatırlatmak ve konu ile ilgili mesleklerini dahil edebilecekleri alanları keşfetmeleri için Mekan ve Poster olmak üzere iki kategoride başvurular kabul edildi, sonuçlar belli oldu. KTSM'de gerçekleşecek sergi tarihi, COVID19 sürecinin tamamlanması ve ISTKA ile yapılacak görüşmeler sonrasında yarışmaya başvuru yapan kişilere duyurulacaktır. 

Poster Tasarım Birincisi: Ramazan Çufadar

Erciyes Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 2015 mezunu, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi

NADAS

''Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Şehir'' nedir? sorusu çerçevesinde hazırladığı posterindeki ana tema bu soruya cevap vermekten ziyade sorunun zihinlerde tartışılması gerekliliği üzerine. Şehir, ona göre farklı nitelikteki birçok olgunun kesişme noktası ve bu kesişimdeki paydaşların katılımıyla bir gelecek kurgulanmasını vurguluyor. Posteri ile bu doğrultudaki zıtlıklar üzerinden sorgulamayı öneriyor.  

Sergilenmeye Hak Kazananlar

Ezgi Üzümcü

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi

Yağmur Özgüner

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü 3. sınıf öğrencisi

SAFE ZONE

Bir şehrin konfor alanı nedir? Bir şehirde ne olursa o şehir ''Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Şehir'' haline gelir? Günümüz sorusu, yılların sorunu. Biz tasarımcılar, ekonomistler, siyasetçiler ve niceleri. Her alanın tek bir sorusu ve bu soruya verilebilecek birçok yanıt.  Çeşitli şehir, doku imajları ve yazılardan oluşan farklı teknikleri barındıran “safe zone” isimli poster, bir eleştiri ve sorgulama amacıyla sürdürülebilir ve yaşanabilir şehri ele alıyor. Ağırlıklı olarak insanı ve onun gün içinde temas ettiği ağlara odaklanan posterde, kontrastlıkların oluşturduğu örüntü onu daha da anlamlaştırıyor. Ulaşım, sağlık, iletişim ve günlük yaşamın diğer araçlarından beslenerek görselleştirilen kolaj; merak, sorgulama ihtiyacı, düşünme ve çözüm amacı güderek oluşturuldu. Sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kentin gerekliliklerini görseller aracılığıyla karşısındakine buldurmayı amaçlayıp çağımız teknolojisine de atıfta bulunuyor. Ek olarak mesaj veren yazılarla desteklenen tasarım, gelecek şehir durumlarını sorguluyor.

Zeynep Yüksel – Ayşenur Naçar

Mef Üniversitesi Mimarlık 4. sınıf öğrencileri

BULUŞTURAN KENT

Şehirler dönüşüyor, dönüşümün başlangıcı olarak şehirlerin yüklerinden kurtulması hedefleniyor. Kırsal ve kentsel yaşam pratikleri üzerine düşünüldüğünde gelecekteki sürdürülebilir ve yaşanabilir şehir tasviri, şehirde beklenmedik karşılaşmaları fırsat olarak görüyor. Şehir yeni bir deney alanı olarak konumlandırılmış ve bu posterde çevre-insan, insan-çevre ilişkileri üzerine düşünülmüştür. Sonucunda, insanın çevreye bıraktığı atığın teknoloji ile birlikte yeniden işlevlendirilmesi, yeni yapım teknikleri ve malzemeleri ortaya çıkarmıştır. Bu süreç, deney alanı olarak görülen şehirde, ritüel haline dönüşmüştür. Üretim ritüeli şehirde statik ve dinamik durumlar yaratır. Atığın yeniden değerlendirilmesi aşamasında, şehirdeki atıl mekanları işlevlendirmek amaçlanmıştır. Teknoloji ve kırsal bilginin birleştiği yerde; x,y,z jenerasyonlarını bir araya getiren alternatif gerçeklik mekanları oluşturulmuştur. Oluşturulan yeni olasılıklar kırsal aidiyetin kente eklemlenmesiyle beraber adil, yaşanabilir ve paylaşılabilir bir şehir ortaya çıkarmıştır.

Yağmur Genç

Medipol Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı bölümü öğrencisi

TUĞLA

Dünya nüfusunun yarıdan fazlası kentlerde yaşıyor. 2050 yılına kadar toplam kentli nüfusun 6,5 milyar olması öngörülüyor, yani dünya nüfusunun üçte ikisi kentlerde yaşayacak. Kentsel alanlarımızı inşa etme ve yönetme biçimimizi önemli ölçüde değiştirmezsek, sürdürülebilir kalkınmayı başaramayız. Gelişmekte olan ülkelerde kentlerin hızlı büyümesi ve kırsaldan kente göçün artışı, mega-kentlerin sayısında büyük artışa yol açmıştır. 1990 yılında nüfusu 10 milyon veya fazla olan mega-kent sayısı 10 idi. 2014’te ise artık toplamda 453 milyon insanı barındıran 28 mega-kent bulunuyor. Aşırı yoksulluk genellikle kentsel alanlarda yoğunlaşıyor; ulusal ve yerel yönetimler, bu alanlarda artan nüfusu barındırmak için çaba veriyor. Kentleri güvenli ve sürdürülebilir kılmak demek, güvenli ve erişilebilir konut sağlamak, gecekonduları dönüştürmek anlamına gelir. Ayrıca, toplu taşımaya yatırım yapmak, kamusal yeşil alanlar yaratmak, kentsel planlama ve yönetimi hem katılımcı hem de kapsayıcı olacak şekilde iyileştirmek anlamına da gelir. Bu posterde yeşil alanların üstüne tuğla örmek ve onları yok etmek yerine yeşil alanları sürdürülebilir kılmamız gerektiği vurgulanıyor.

Kamran Yıldırım

Kırıkkale Üniversitesi Grafik Tasarım bölümü öğrencisi

SÜRDÜRÜLEBİLİR VE YAŞANABİLİR ŞEHİR

Afişte, tasarım ilkeleri ve kriterlerine bağlı kalarak, özgün bir bakış açısıyla; insan, dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getirebilir fikri görselleştirilmiştir.

Galeri