Mekan Tasarım Yarışması Kazananları

Karaköy, İstanbul 01-30 Nisan 2020

İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen Kale Tasarım ve Sanat Merkezi'nde BASE işbirliği ile "Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Şehir" başlıklı tasarım yarışması düzenlendi. Yaratıcı endüstrilerde eğitim alan kişilerin yaşadıkları bölgeden yola çıkarak değişimin bir parçası olmalarının mümkün olduğunu hatırlatmak ve konu ile ilgili mesleklerini dahil edebilecekleri alanları keşfetmeleri için Mekan ve Poster olmak üzere iki kategoride başvurular kabul edildi, sonuçlar belli oldu. KTSM'de gerçekleşecek sergi tarihi, COVID19 sürecinin tamamlanması ve ISTKA ile yapılacak görüşmeler sonrasında yarışmaya başvuru yapan kişilere duyurulacaktır. 


Mekan Tasarım Birincisi: Betül Bulut – Hasan Çatlı 

Her iki kişi de Necmettin Erbakan Üniversitesi Mimarlık bölümü 4. Sınıf öğrencisi

Başvurdukları kategoride birinci olan mekan tasarım önerileri Ankara’nın Bentderesi Mahallesine odaklanıyor. Güneş Mekanı, Su Mekanı, Rüzgar Mekanı ve Atık Mekanı olmak üzere tanımlanan dört alanda farklı işlevde aktivitelere imkan sunulması ve bölgenin mahallenin şehirle olan bağlantısı için bir köprü rolü üstlenmesi hedefleniyor. Bölgedeki seminer salonu, toplanma alanı gibi yetersiz olduğu belirlenen mekan işlevleri burada çözümlenirken, bölge içindeki yeşil alanlar organik bahçe gibi tanımlı hale getiriliyor. Bahçelerin bakımlarının kent sakinleri tarafından yapılması ve sahiplenilmesi bekleniyor. Şehir içinden bu bölgeye ulaşım ve bölge içindeki seyahatler için elektrikli araçların kullanımı ve bu araçların ihtiyacı olan elektriği de bölgenin kendisinin üretmesi planlanıyor. 


Ana Mekan: Seminer salonu, eğitim salonu, sergi bölümleri, kafe ve wcler bulunuyor. Diğer mekanlarda üretilen sergi elemanları, bu mekanda yer alıyor. Bu mekan toplanma alanı niteliği görüyor.

Güneş Mekanı: Panellerle enerji üreterek kendi elektriğini karşılaması düşünülüyor. Doğal ışık alan bu alan, kütüphane ve çalışma ortamı için en uygun ortamı sağlanmaktadır.

Su Mekanı: Suyun toprakla birleşmesini göstermek amacıyla ekim atölyeleri bulunan mekandır.

Rüzgar Mekanı: Cephelerden rüzgar alarak enerji üretilen ve bunların sergilendiği mekandır.

Atık Mekanı: Bir atık deposuyla atıkların toplanıp geri dönüşümü için kullanılacağı atölyeleri vardır. Bu atölyede üretilen elemanların sergi elemanı olarak kullanılması öneriliyor. 

Amfi: Bu amfi tasarlanırken bölgenin eğiminden yararlanılmıştır, bu amfiyi diğer amfilerden ayıran özelliği engelli rampası ve engelli basamağıdır. Engellilerin kullanımına yönelik olarak tasarlanan basamaklar vardır ve bu basamaklara engellilere özel tasarlanan rampalardan ulaşılmaktadır.

Qanat Sistemi : Tasarım alanında bulunan su toplama kanallarıyla yağmur suyu toprak altında depolarda birikir. Bu biriken su işlevlerine göre ayrılan kanallarla mekanlara ve bahçelere ulaşır. Bu kanallar, toprak altında tasarlanıp buharlaşmayı en aza indirerek depolanan suyu en verimli şekilde kullanmayı hedefler. 

Mekanlar arasındaki saçaklarda hareket sağlanarak istenilen yerin istenilen zamanda güneşi kırabileceği oturma ve geçiş alanları bulunur. Mekanların üst örtüsünde yeşil ve su kullanılarak yağmur suyundan faydalanması ve mekanlara ferahlık sağlaması hedeflenir.


Ayşe Feyza Karakoç- Zeynep Kinsiz- Zeynep Aybüke Tiryaki

Ayşe Feyza Karakoç - İstanbul Ticaret Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi 2018 Mezunu, 2019 Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Anabilim dalında yüksek lisans öğrencisi

Zeynep Kinsiz – Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü 2018 mezunu, Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Anabilim dalında tezli yüksek lisans öğrencisi

Zeynep Aybüke Tiryaki - İstanbul Okan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 2018 yılı Mezunu,2019 Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Anabilim dalında yüksek lisans Öğrencisi

A(LT)KTİF GEÇİT

Yarışmada seçilen alan Kartal bölgesinde Marmaray çıkışının çevresini saran hattın geçtiği alt geçit bölgesidir. Seçilen alanın eski ve yeni durumuna bakıldığında kentsel niteliğinin artırılması ve kente hizmet verecek yeni alanların oluşturulması ile kente ve kentliye ait nitelikli alanlara dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Sahipsiz, karanlık ve kullanım dışı alanları barındıran Marmaray hattının altındaki geçidi aydınlık ve sosyal bir mahalle ortamına dönüştürülmesi planlanmıştır. Marmaray durağı üzerinde olan bu ray hattı çevresinde bulunan mahalle sakinlerinin, öğrencilerin ve mekanı sadece belirli zaman dilimlerinde kullanan kullanıcıların ihtiyacına göre bazen çocuklar için oyun parkı, bazen de gençler için müzik dinleme alanları yaşlılar için de hobi alanı olarak tasarlanmıştır. Geçiş alanı olarak kullanan bireylerin de korkmadan kullanacağı ve mekana katılımcı olarak ekleneceği bir alan haline dönüştürülmesi planlanmaktadır. Oluşturulan aksta sergi alanları, sinema, oturma alanları, çocuklar için aktivite alanları, gençler için kaykay ve tırmanma alanları bulunmaktadır. Mahalle sakinlerinin birbiriyle iletişimini de güçlendirmek amaçlı olarak hobi eğitim alanları ve yapılan işleri ekonomik anlamda değerlendirmek için satış tezgahları bulunmaktadır. Tasarlanan atölyelerde oluşturulan açık hava sineması aynı zamanda amfi olarak tasarlanarak işlevselliği artırılmıştır. Yapılan etkinliklerde insanların sosyal ve kültürel becerilerinin gelişmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Öncesinde korkulan bir alan olan alt geçidin aktif bir kullanım alanı oluşturarak mekanın sürdürülebilirliğini devam ettirmek hedeflenmiştir. Kurgulanan mekanlarda belirli bir yaş grubu ele alınmadan mahallede yaşayan her kesime hitap ederek mekanlar kurgulanmıştır. Marmaray banliyö altındaki alan strüktürüne eklemlenecek yeşil bitkili sistem önerisi ile zeminden çatıya yeşil alan sürekliliği sağlanmış ve mahallenin kullanılacağı ortak alanda sürdürülebilir yaklaşım uygulanmaktadır.


İlayda Yaşar 

Özyeğin Üniversitesi Mimarlık bölümü 2019 mezunu

RÜYA

İnsanın yaşaması için pek çok biyolojik ihtiyacı vardır, yaşamayı sevmek için ise hepimiz umuda ihtiyaç duyarız. Kültürümüzde, Anadolu’nun neredeyse her köşesinde karşımıza çıkan çaput bağlamak adak adamak gibi gelenekler dileklerimizi veya umutlarımızı pekiştiren “sosyal” aktivitelerdir. Kişiselleşmiş aktivitelerin aksine dilek, her “kullanıcı kitlesi”ne hitap eden bir davranış biçimidir. Projenin amacı dilek dileme hareketi ile mahalleliyi bir araya getirerek kamusal alanda herkesin iz bırakabildiği üst bir örtü yaratmaktır. Bu sosyal aktivite ile mahallelinin yaşam alanına kendilerinden bir parça bırakarak, bu alanı benimsemeleri öngörülmüştür. Süreç boyunca çevre sakinleri ile tanışarak kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam yaratılır. Oyun metoduyla kullanıcı, kullanacağı mekânın tasarımcısı rolüne bürünür. Ürün biriciktir ve mekânda mekân için kolektif oluşturulacak olması onu yere ait kılar. Hammaddesi ileri dönüşüm ile uygulanacak enstalasyon, tüm komün alanlara eklemlenebilir niteliktedir. Plastik poşetler delinip kısa süre içinde kullanılamaz hale gelirler. Sürdürülebilir bir kullanım ömrüne sahip değillerdir. Üst örtü için ihtiyaç duyulan plastik şeritler, mahallenin farklı yerlerine yerleştirilen plastik öğütücüler aracılığıyla temin edilecektir. Plastik öğütücüler temelde kâğıt öğütücülerin manuel halidir. Poşet, öğütücülere üsteki boşluktan yerleştirilir, kenarlarındaki somunları çevirerek şeritlere ayrılır. Konteynırlar yılın belirlenen günlerinde açılarak üst örtünün oluşturulacağı alanda toplanır. Renklerine desenlerine göre ayrılarak mahalleli tarafından üst örtü tasarlanır. İnce bir ağın üstüne her sakin, bir parça şeridi dilek dileyerek bağlar. Günün sonunda kullanıcılar tarafından ön görülen alana bu üst örtü asılır. Kullanılan materyallerin hafif ve yarı geçirgen olmasından dolayı üst örtü havada süzülür, rüzgarla hareket eder. Şeritlerin rüzgârda hareket etmesi sonucunda oluşan sesin kullanıcıların duyma duyusunu da harekete geçirmesini öngörülmüştür.

‘‘Umut uyuyan insanların rüyasıdır.’’  Aritotales


İlknur Efeoğlu

Pamukkale Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi 2019 mezunu

İzmir Karantina’da Bir Mekan Önerisi

Fonksiyonunu Kaybetmiş Yapı ve Çevresinin Yeniden İşlevlendirilmesi

İşlevini kaybeden yapı ve çevresine sürdürülebilir işlevler yüklenmesi ve bunun mahallede başlaması kentsel sürdürülebilirliğin başlamasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu sebeple, İzmir’in Konak ilçesine bağlı Karantina semti çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bölgede Karantina Parkı ve meydanı, mahalle halkının nitelikli rekreasyon alanı ihtiyacını karşılamakta ve tramvay durağını barındırmaktadır. Karantina Parkı ve istasyona geçişi sağlayan bağlantılardan olan Şehit Ceysu Ceylan Sokak, sadece sirkülasyonu sağlayan bir koridor olarak kullanılmakta ve kullanılmayan yapı kütleleri ile aktif bir veteriner kliniğini barındırmaktadır. Bölgede atıl durumda bulunan bu yapıların yeniden kullanımına yönelik öneri geliştirilerek, sürdürülebilirliğin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Kullanılmayan bu yapıların ve yapılara ait açık alanların yeniden işlev kazandırılması ile kamusal kullanıma açılması, Ceysu Ceylan Sokak’ın canlandırılması ve koridor olmaktan çıkarılarak mekansal işlev kazanması amaçlanmaktadır. Bölgenin günün her saatinde canlı ve güvenli kullanılabilmesi önerilmektedir. Proje alanı; kuzeyinde Karantina Parkı ve tramvay istasyonu, güneyinde mahalle yerleşimi ile güçlü ilişkiler kurmayı hedeflemektedir. Mahallede üretime katılmak isteyen her birey, hedef kitlesi olarak gösterilerek, üretmek isteyen her bireyin mekanı kullanabilmesi, sosyal sürdürülebilirlik ve ekonomik sürdürülebilirlik kapsamında bir adımdır. Yapılarda iç mekanlar; kütüphane, atölyeler ve çevresel sürdürülebilirlik kapsamında bilinç oluşturmaya yönelik enstalasyonların sergilenebildiği mekanlar olarak yeniden işlevlendirilmiştir. Yeniden işlevlendirme ve çevresel enstalasyonlar ile çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal sürdürülebilirliğe; bu

mekanın mahalle sakinleri için buluşma mekanı olması ve her bireyin erişebilmesi ile sosyal sürdürülebilirliğe katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Açık mekanlardaki zeminde, su geçirgenliği sağlayan malzeme kullanılmış; iç mekanda bölücü duvarlar PET şişelerden oluşturularak çevresel bilinç oluşmasına aracı olması hedeflenmiştir.


İrem Metin 

FRAME

Frame bir çeşit modüler karesel sistemler bütünüdür. Hacıosman olarak bilinen Sarıyer’in Cumhuriyet Mahallesindeki boşluklara yerleşen çerçevelerdir. 


Nilay Koçak

Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarımı ve Mimarlık öğrencisi

ENGELLERDEN ENTEGRE BİR SİSTEME

Günümüzde yeşilin saksılaştırılması ve metalaştırılmasıyla oluşan iletişimsizlik ve doğadan kopukluğa öneri ‘‘kent yeşillikleriyle’’ çözüm bulmayı hedefler. 


Suna Demirci-Elif Yıldız

İstanbul Medipol Üniversitesi Mimarlık bölümü öğrencileri

KEYLOCK GRID

Bu çalışma, kentleşmenin mahalle kavramı üzerinde nasıl etkilerinin olduğunu

inceleyerek, zaman içinde geçirdiği değişimlerin, insanın, mekan ve iletişim

kavramlarından nasıl soyutladığını, toplumdan uzaklaşıp bireyselliğin ön plana

çıkmasının, doğa ve insanlık adına ne tür sonuçlar doğurduğunun incelenmesiyle ortaya çıkmıştır. Mahalle kentin en küçük birimi ve temeli olduğundan gerçekle değerlendirdiğimizde mahalle-komşuluk kavramlarını bir bütünün parçaları olarak kabul ediyoruz. Bu bütünlük zamanla bozuluvermiş olsa da, yüz yüze ilişkilerin mahallenin yapı taşı olduğuna inanıyoruz. Bu ilişkiyi arttırmaya yönelik ilk çalışma önerisi, çocuklar için park alanları ve yetişkinler için ekim-biçim yapılabilecek seyyar saksılardan oluşan bir kafes sistemi tasarlamak olmuştur. Bu kafes sistemi mahalledeki yapı aralarında kalan boşlukları değerlendirmek üzere kurgulanmıştır. Bu, park alanı her çocuğun mahallesinde ulaşabileceği birden fazla oyun alanı hedefiyle ortaya çıkmıştır. 60*60lık arttırılıp azaltılabilen, yer değiştirebilen saksılardan oluşan bölüm ise mahalle halkının toplanma alanı ve ekim-dikim yapılarak iletişimi arttırmaya yönelik bir üründür. Günümüz kentlerinde organik beslenme ve toprağa ulaşma ne kadar zor olsa da, bu ürün ile insanların toprakla iç içe olurken çocukların da güvenle oynayabileceği bir ortam hazırlanması hedeflenmektedir. Diğer bir çalışma ise yapı cepheleri boyunca devam eden 45*60lık kutudur. Hedef mahalle boyunca bir geri dönüşüm hareketi başlatmaktadır. Kutu sağa-sola hareket eden makaralı bir sistemin parçasıdır. İnsanlar kolaylıkla evlerinin pencerelerinden kullanmadıkları, gıda ve her türlü ihtiyaç malzemesini bu

kutunun içine koyabilir. İhtiyacı olan insanlar ise aynı mantıkla ürünlere ulaşabilecektir. Bu sistem kullanılmayan ürünlerin ihtiyacı olan insanlara ulaştırarak geri dönüşümü sağlamaktadır. Özellikle salgın hastalıklardan kaynaklı evimizden çıkamadığımız bu günlerde yaşlıların ihtiyaçları karşılanacak ve dayanışma ortamı oluşturulacaktır.

Galeri